Tanrıların Tanrısı Zeus Kimdir?

 

Zeus - Göklerin Efendisi ve Hikayesi

Zeus Kimdir?

Bugün konumuz yunan mitolojisinin en büyük ve en güçlü ama bir o kadar tuhaf tanrısı Zeus. Yunanlar binlerce yıl bu bencil, kibirli ve çapkın tanrıya dualar etmişlerdir.

Onu biraz daha yakından tanıyabilmek için doğuşuna ve bazı efsanelerine bakalım. ‘Tanrıların ve İnsanların Babası’ olarak bilinir. Bu unvanın da hakkını verir bir yandan. Her ne kadar ona az önce çapkın demiş olsam da pek de öyle değildir.

İnsan veya tanrı fark etmeksizin her kadının peşinde koşar. Şekiller değiştirir, zorla yataklarına girer, kaba kuvvet uygular, tecavüz bile eder.

Bu pek çapkınlık değil… Tanrısal özellikleri sadece doğa üstü güçlere sahip olmasından ibarettir. Onun dışında oldukça kötü bir karaktere sahiptir. Bu yönleriyle fazla insansıdır.



Romalılar ona Jüpiter demektedir. Karısı baş tanrıça Hera’dır. İkisinin karakterini biraz detaylı incelediğinizde tanrısal özelliklerinden çok insani özellikleri ön plana çıkar. Şimşeklerin ve gök gürültüsünün tanrısıdır. Her tanrı gibi caydırıcı ve hükmedici bir gücü vardır.

Ondan korkmak için sadece kafanızı kaldırıp gökyüzüne bakmanız, gördüğünüz şeyin kudreti ve bilinmezliği karşısında ezilmeniz gerekir. Dünyaya dair çok az şey bilen insanoğlu denizlerden, gökyüzünden ve doğal afetlerden fazlasıyla etkilenerek bu tanrıları yaratmışlardır.

Şimdi doğumundan başlayarak binlerce yıl çok büyük topraklarda inancının hükmünü süren bu tanrıyı daha yakından tanıyacağız.


Zeus'un Doğumu?

Annesi Tanrıça Rhea, Zeus’u doğurduğunda onu hemen Girit’e kaçırmış ve bir mağaraya kapatmıştı. Orada bebek Zeus’a bakan bir de peri vardı. Perinin adı ise Amaltheia’ydı ve bu orman perisi bebeği keçi sütü ile besliyordu. Ancak bu öyle normal bir keçi değil, korkunç bir yaratığa benziyormuş ve çok büyükmüş.

Zaten daha da ilginci Güneş Tanrısı Helios’dan doğma bir keçiymiş ve görüntüsüyle Titanları bile korkuturmuş. Zeus büyüyüp de kendi egemenliğini kurmak için savaşa girdiğinde bu keçinin derisinden bir kalkan yapmış kendine.

Titanlara karşı da kendini bu kalkan ile savunmuş. Bu kalkanı daha sonra Athena’da kullanmıştır hatta Gorgo adında bir canavarı öldürmüş ve onun yılanlarla örülü kafasını bu kalkana takmıştır.


Zeus, Rhea’nın altıncı çocuğudur. Babası Kronos ikinci nesil tanrılardandır. Kronos’da babası Uranos’u yenerek egemenliğini kurmuştur. Zeus’da bir gün tıpkı babasının yaptığını yaparak ayaklanacak ve egemenliği eline geçirerek üçüncü nesil yani Olympos Tanrılarının egemenliğini ilan edecektir.

Kronos babasına karşı gelmiş ve yerine geçmişti. Kendi sonunun da aynı şekilde geleceğini ön gören Kronos beş çocuğunu bu yüzden yuttu… Annesi altıncı ve son çocuğu olan Zeus’un da kardeşleriyle aynı kaderi paylaşmaması için Toprak Ana Gaia ve Yıldızlı Gök Uranus’a dua etti. Onlar da Rhea’yı Girit Adasındaki Lyktos’a gönderdiler.

Doğum burada gerçekleşti ve Zeus’un doğumunu mutluluk ile karşılayan çoğu savaşçı kalkanlarına vurarak gürültü yaptı ve bebek tanrının ağlamalarının duyulmamasını sağladılar. Az önce bahsettiğim keçi de işte burada emzirdi Zeus’u.

Tabi bu sırada yeni doğan çocuğunu iştah ile yutmayı bekleyen sorunlu bir baba var. O da halledilmesi gereken büyük bir sorun. Ama Rhea’nın bir fikri var.

Doğumdan sonra bir taşı sanki bebekmiş gibi bir beze sarıp Kronos’a yutturmayı başarmıştır. Ardından büyüyen Zeus kendisinden beklendiği gibi babasına karşı harekete geçti. Amacı babasının yuttuğu bütün kardeşlerini geri kusturmaktı ve bunu başardı.



Yorum Gönderme

0 Yorumlar